19.11.2017
 
 
Kategoriler
   Güncel Haber
   İstanbul Haber
   Dünya Haber
   Trabzon-K.Maraş
   Eğitim-Kültür-Sanat
   Siyaset-Politika
   Çevre-Doğa-Turizm
   Sosyal Yaşam
   Söyleşi - Araştırma
   Sağlık - Gıda
   Spor-Golf -Tenis-Boks
   Sinema-Tiyatro-Dizi-Film
   Konuk Yazarlar
   Ekonomik Bakış
   Hukuksal Bakış
   Magazin-Aktüel
   Reklam-İlan-Satış
   Bilim-Teknoloji-Zirve
   Sosyal Bakış
   Toplumsal Bakış
   Tarihsel Bakış
   Müzik Magazin
   Medyatik.Bakış
   Cevap Hakkı
   Black Sea
   Arşiv

Yazarlar
Bizden.Size

Ökkeş BÖLÜKBAŞI
"BİZİM KRİNO" BELGESELİ GÖSTERİLDİ
Tüm yazıları..
DOĞAMIZ

Mikdat KADIOĞLU
BULUTLAR
Tüm yazıları..
Hatıralarım

Nuran NUHOĞLU
HEPİMİZ KERKENEZİZ
Tüm yazıları..
Eko-Bakış

Abdurrahman YILDIRIM
Trabzon Turistik Merkez Olur mu.?
Tüm yazıları..
Uzay.Bakış

Musa ALİOĞLU
TRABZON HAVALİMANI
Tüm yazıları..
Tarihten Bir Yaprak

Mahiye MORGÜL
BİR ANADOLU LİSESİ NEDEN KAPATILIR.?
Tüm yazıları..
Hukuksal Bakış

Av. Cemil CAN
HESAP VERMEYE HAZIR OLUN.!
Tüm yazıları..
Eğitim Kültür Sanat

Emel Vildan Düzenli
10 Mayıs 2017 GÜZEL SANATLAR YASAKLARI
Tüm yazıları..
68 DENİZ 68

Selçuk Şahin POLAT
68'LİLER VE DOSTLARI.! BASIN VE KAMUOYUNA
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Fatih BACAK
1.ULUSLARARASI MEZE FESTİVALİ.!
Tüm yazıları..
Geçmişten Günümüze

Hüseyin IRMAK
CUMHURİYET’E HEP DESTEK, TAM DESTEK
Tüm yazıları..
MEDENİYET

Abdullah GÖZAYDIN
GEZİCİLER, AĞAÇSEVENLER NEREDELER.?
Tüm yazıları..
Sportif Bakış

Tekin KÜÇÜKALİ
HAKSIZLIĞA KARŞI TEK YÜREK
Tüm yazıları..
İstanbul; İstanbul.!

Aslı Didari
DEĞİŞMEYEN İSTANBUL; DEĞİŞME İSTANBUL.!
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Muhammet Akosman
BİZANS’DA “HAYIR” DİYOR.!.
Tüm yazıları..

Reklamlar
































Döviz Alış Satış
Dolar 1.6387 1.6466
Euro 2.1036 2.1137

    Ana Sayfa >> Manşet Haberler
  EY KILIÇDAROĞLU HEMEN İSTİFA EDİNİZ.!

  İLETİŞİM; İLETİŞİM ÇAĞI ve BİZ İNSANLAR

  ELBİSTANLILAR GÜÇ BİRLİĞİ FEDERASYONU

  FUTBOL, BASKETBOL KEYFİ TİVİBU'DA

  SANDIKLA GELDİLER, SANDIKLA GİTSİNLER.!

  "BİZİM KRİNO" BELGESELİ GÖSTERİLDİ

  AMERİKA BANDIRALI GEMİ OSMANLI LİMANINDA

  DİNDAR NESİL YETİŞTİRME POLİTİKASI SONUÇLARI

  BOTSALANO GAME RESERVE İN PİCTURES

  6.TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ

  K.MARAŞLILARIN DÜĞÜN SARAYI "UĞUR"

  BİTCOİN VE MİLYONERLİK

  VİCTORİA'S SECRET MODELS

  TRABZONLULAR BİRLİKTE DAHA GÜZEL GÜNLERE

  ERMENİ, MUSEVİ, RUM EVLERİNDE PİŞEN YEMEKLER

    BAŞBAKANA UYARI MEKTUBU.!
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş



BAŞBAKANA UYARI MEKTUBU.!

Sami Selçuk'tan Başbakana Uyarı Mektubu.!

Sayın Başbakan,

Bu satırları elli dokuz yıl hukuk ile iç içe yaşamış,

Kırk bir yılını yazılı hukuku uygulayarak adalet... Hizmetinde tüketmiş ve bugün köşesinde bilimle uğraşan,

Bilgi ve deneyimlerini öğrencileriyle paylaşan yansız ve

Nesnel bilim adamı kimliğimle,

Kendimi sizin yerinize koyarak ve denetleyerek bütün içtenliğimle yazıyorum.

Çoklarının sandıkları gibi -kin ve öç duyguları-yla yazdığımı düşünürseniz, çok aldanırsınız.

Ben o dönemleri çoktan gerilerde bırakmış bir yaştayım.

Ölümlü tanıkların gelip geçici sözlerine değil,

Kişiler statü ve nesnel hukuk biliminin iki bin yıldan bu yana deneyip süzerek önümüze koyduğu temel ilkelerin tanıklığına dayanarak yazıyorum.

Küresel özdeyişler biçimindeki bu temel ilkeleri,

Sizi inandırabilmek iÇin,

Latincedeki özgün anlatımlarıyla da yansıtacaım.

Ayrıca Bu Mektup,

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na Yazılmıştır,

Bir Partinin Genel Başkanına Değil.

Önceden anımsatayım ki. Sayın Başbakan;

Ben halkım, halkın ta kendisiyim. Haklarım var:

Öfkelenirim, hırçınlaşırım, acımasız olurum, hakszlık yaparım, gücenirim, hatta kin tutar, irademi yitirince böler, ayrıştırırım da...

Ama Siz Başbakansınız.

Haklarınız Değil, Sadece Yetkilerinizi Sınırlandıran Yükümlülükleriniz Ve Görevleriniz Var:

Şeyh Edebali’nin dediği gibi herkese karşı uysal, hoşgörülü, acıları paylaşıcı, bağışlayıcı, adil, sabırlı, katlanıcı, kucaklayıcı, yapıcı ve birleştirici olmak zorundasınız.

Sayın Başbakan,

Yanlışa örnek verilen meşhur bir cümle vardır;

“Hasne ile Hüsne, Muaviye’nin dört oğlundan ikisidir.”

Bu cümlede dört yanlış vardır:

-Hasne ve Hüsne, erkek değil, kızdır. Bu bir.

-İkisi de Hz. Ali’nin çocuklarıdır. Bu iki.

-Çocuk sayısı dört değil, ikidir. Bu üç.

-Adları Hasan ve Hüseyin’dir. Bu dört.

Şimdi Gelelim Sizin Yanlışlarınıza...

17 Aralık 2013’ten bu yana şu iddiayı sürekli dile getirmektesiniz: Polis, Yargı gibi

Devlet organlarna yaptığımız yanlış atamalarla oluşan

“paralel yapı" bağımlıları,

İktidarı, Ordu vb. kurumları çökertmek için

Düzmece kanıtlarla suçsuzları cezaevlerine soktular;

İftiralarını bugün de sürdürüyorlar.

Bunun çözüm yolu halktır.

Halk, yerel seçimlerde iktidarımızı desteklerse, aklamış da olur.

Burada yanlış sayısı, Üzülerek belirteyim ki, verdiğim örnektekinden daha çok.

Birinci Temel Yanlışınız,

Atamalarda “yeterlilik (liyakat) ölçütü” yerine

“ideolojik özdeşlik ya da yakınlık ölçütü”nü gözetmenizdir.

Bu kaba yanlışı açıkça itiraf ediyorsunuz.

Bu itiraftaki içtenliğinize şapka çıkarılır;

Ama bu itiraf sizi asla haklı kılmaz.

Çünkü böyle yapmışsanız, sizi ne halk olarak bizler bağışlarız;

Ne de devlet ve yasalar önünde herkesi her açıdan eşit gören Anayasa, Hukuk, Ahlak ve de

Bu değerlere yaslanan devlet, hatta amaçlarınız uğruna sık sık başvurduğunuz duyarlı ve kutsal değerler,

Özellikle de din, ne de onun Yüce Peygamber’i bağışlar:

“Makamları sizden önceki kavimlerin yaptığı gibi, yeterli (ehil) olanlara vermezseniz, onların başına gelen kıyameti bekleyin.”? (Hadis)

Sahtelik iddiasında geliştirdiğiniz yaklaşmdaki ikinci yanlışınız, iddiayı kesin yargıymış (hüküm) gibi sergileyip durmanızdır.

Bu yöntemi ilkin bilimsel bulmadım.

Çünkü her şeyden önce “hiç kimse kendi davasının yargıcı olamaz” (nemo judex in sua causa).

İkinci olarak bu yöntemi doğru da bulmadım.

Dürüst zekâ ile ahlakı örseleyen kurnazlığı birbirine karıştırmak, toplumun dikkatini baka yönlere kaydırmak, hiç kimseye yaraşmaz.

Hele hele devlet adamı kimliğiyle karşımıza çıkanlara hiç yaraşmıyor, Sayın Başbakan.

Aynı Doğrultuda Üçüncü Yanlışınıza Geliyorum.

Özel konuşmalar dinlemek elbette hem suçtur, hem de ahlaksızlıktır. Bunun için o denli bağırıp çağırmaya hiç gerek yok.

Bunu önlemenin biricik yolu yargıya başvurmaktır.

Yargıya başvurmakla olayın doğruluğunu benimsemi olmazsınız.

Tam tersine hem iftirayı, hem de sahteciliği dile getirmiş,

Bunu yapanları cezalandırmanın meşru yolunu da açmış olursunuz.

Başarırsanız, hukuku arkanıza alır, daha da güçlü olursunuz.

Yargılama, özellikle duruşma, sanık ile tek yanlı yapılan bir hesaplaşma değildir, Sayın Başbakan. Duruşma, kavramın en kapsamlı anlatımıyla savcının iddianamesindeki olay/eylem ve fail ile sınırlı ve bağlıdır.

Duruşma yargıçları, bu çerçevede sanığa yükletilen olayın/eylemin sağlam ve sağlıklı dayanaklara dayanıp dayanmadığını karşıt görüşlerin diyalektiği içinde ön yargısız tartışır ve bu konudaki kuşkuyu yenmeye çabalarlar.

Cübbeyi giyen yargıçlar,

Taç giyen başın akıllanması gibi,

Yargılarken inançlarını,

Dünya görüşlerini duruşma salonunun dışında tutarlar.

Bu yüzden hiçbir makama,

Özellikle de yargı organlarına size yakın olanları seçmeyi hiç denemeyin.

Yurt Dışından Bilgisayar Getirtebilirsiniz, Ama Yargıç Getirtemezsiniz.

Tutacağınız Yol Bellidir:

Yansızlıklarından kuşkulandığınız yargıçları, somut kanıtlar göstererek reddetmek (Ceza Yargılama Yasası [CYY], m. 24 vd.).

Ama bunlar paralel yapı bağımlıları “vb. gibi varsayımlara, gülünüp geçilesi yollara lütfen tenezzül etmeyin.

Hukukta olaylar, varsayılmaz, kanıtlanır” (facta non praesumuntur, sed porbantur).

Kanıtlanmadıkları sürece hukukçunun gözünde bu tür iddialar birer yanıltmacadır (sofizm, safsata), sanallıktır, kurmacadır, kuruntudur, yanılsamadır (illusion).

Zira Hukuk, Varsayımlar, Zanlar, Masallar Üzerine Hüküm Kurmaz, Kuramaz.

“Hukuk, Olaylara Dayanır” (Jus Ex Facto Oritur).

Evet, Sayın Başbakan,

“Paralel Yapı” Şeytanını Taşlayarak Hiçbir Yere Varamazsınz.

Yargıçlar, sadece ve sadece duruşmaya taşınmş ve duruşmada tartışılmış kanıtlara, olgulara yaslanarak, bunları değerlendirip tartarak, tartışarak, halkın temsilcilerinin kotardıkları yasalara ve hukuka uygun vicdani kanılarına göre, bu nedenle de halk adına karar verirler;

“Yargıçlar, Yasanın Dilidir” (judex est lex loquens).

Biz Yargıçların “Yüzü, Yasaya Dayanmadığımız Takdirde Kızarır”

“Şeref ve namus”unuz üzerine koruyacağınıza ve uyacaınıza ilişkin ant içtiğiniz Anayasa da böyle der (m. 138/1).

Yasa’mız (CYY, m. 217) ve iki bin yaşını aşan Roma hukukundan bu yana hukuk da böyle der:

Yargıçlar için duruşmada tartışılmayan ve “dosyada bulunmayan şey(ler), yeryüzünde yoktur” (quod non est in actis, non est in mundo).

Hukuk, Dedikodularla Uğraşmaz; Gevezelik Yapmaz

Yanlışlar bulaşıcıdır ve gebedir, Sayın Başbakan. Her yanlış yeni yanlışlar doğurur.

Dördüncü Yanlışınız, Tam Da Bu Noktada Ortaya Çıkıyor.

Yargıya başvurmaktan kaçınarak, kimler olduğunu bir bir açıklayıp ilgili kuruma verecek yerde, bütün yargıçları, savcıları meydanlarda binlerinin önünde suçlamanızdır.

Yargının Tamamı Bu Nedenle Çok Tedirgindir.

Gerçi kimilerini bu suçlamanın dışında tuttuğunuzu (tenzih) söylüyorsunuz ama onların kimler olduğu belirsiz.

Sözleriniz dedikodu düzeyinde kaldığı ve böyle bir belirsizliğe sığındığınız için yargıçlar, savcılar, bu suçlamaları yargının önüne taşıyamamaktadırlar.

Böyle belirsiz ve soyut genellemeler, dedikodular yapacak yerde onlara olanak tanırsanız ya da siz yargıya başvurur, iddialarınızı, hukuktan kimlerin uzaklaştığını ve suçsuzluğunuzu kanıtlarsanız, haklılığın hem tadını çıkarır ve hem de çok güçlenirsiniz.

Ama yargıdan kaçarsanız, hakkınızdaki iddiaları yaşam boyu sırtınızda bir kambur gibi taşır; tarihe de öyle geçersiniz.

Hukuk, dedikodularla uğraşmaz; gevezelik yapmaz.

Olayı doğrulayan kanıtlarla uğraşır.

Sayın Başbakan,

Yargıçlar, yanlı olabilirler,

Hukuku yanlış uygulayabilirler,

Haksız kararlar da verebilirler.

Hukukta bunları düzeltmenin yolları vardır ve bellidir.

Ama yargıyı yıpratmak, devleti çürütüp çökertmek bu yolların arasında yer almamaktadır.

Beşinci Yanlışınıza Geliyorum Sayın Başbakan.

Yandaşlarınız sürekli şunu dile getiriyorlar:

“Dinlemeler Yasa Dışı.”

Evet, bu yalnızca doğru değil, dahası ahlaksızca ve de suç (TCY, m. 132 vd.).

Daha önce de buna değindim, hukuksal yolu da gösterdim.

Ama üzüntü içindeyim.

Çünkü ben bu türden dinlemelerin yakın geçmişte açık hava toplantılarında bağıra çağıra sizce ve yandaşlarınızca iştahla el âleme duyurulduğunu anımsıyorum.

Şimdi sizin ve yandaşlarınızın başlarına aynı felaket gelince bağırıp çağırmaya başlamanızı hi mi hiç anlayamıyorum.

Lütfen beni aydınlatın ya da anlayın.

Hani bunlar size göre geneldi, genel.!

Bunları düşününce gerçekten kahroluyorum, herkes gibi.

Hele bir başkasının felaketine etekleri zil çalarcasına sevinmek, çok acımasız değil mi.?

Gerekten bu nasıl bir duygudur, olan bitenleri bizlere akılcı ve sağduyulu gerekçelerle açıklayabilir misiniz Sayın Başbakan.?

Beş yıl önce bütün gemileri yakmak,

Şimdi ise fırtınadan kurtulabilen gemilerin hukuk limanına sığınması için çabalamak.

Ve de bu yaman çelişkinin altında ezilmek.

Hele o talihsiz Kastamonu konuşmasından sonra sanırım yara alan siz de yaptıklarınızdan pişman olmuşsunuzdur ve bu konuda başkalarını eleştirme hakkınızı yitirdiğinizin farkındasınızdır.

Şunu hiçbir zaman unutmayın Sayın Başbakan,

Çelişkiler birbirini yok eder, ortada yaslanacak hiçbir gerekçe kalmaz.

Sami Selçuk,

 

Ökkeş Bölükbaşı, İstanbul – Mayıs.2014 - okkesb@gmail.com,

http://www.medyagunebakis.com/  - okkesb@turkfreezone.com,

https://twitter.com/okkesb –E.mail: okkesb61@gmail.com,

https://www.facebook.com/okkes.bolukbasi,

MEDYAJANS – Toplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.!

Bilgi Sahibi Olmadan Fikir Sahibi Olunamaz.! Olunsa olunsa;

Ancak Başkalarının Fikirlerini Tekrarlayan Papağan Olunur.

Ökkeş Bölükbaşı, İstanbul – Mayıs.2014 - okkesb@gmail.com, 

    Diğer Haberler
  • DARBE KİMDEN GELİRSE GELSİN KARŞIYIZ..
  • TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI…
  • KUL VE MAHLÛKAT HAKKI..
  • ADAM OLMAK–OLAMAMAK VE GAZETECİLİK
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..
  • DERNEKLER KANUNUNA MUHALEFET





























  • Editörden

    TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ

    Trabzonlular Birleşiniz. Trabzonlu İşadamları, İşkadınları, Çalışanlar, Genç Kızlar-Erkekler, Okuyan çocuklar Birlik ve Bütünlüğü Sağlamak Sizin Ellerinizde..!
    Devamı..
    Son Dakika
      - EY KILIÇDAROĞLU HEMEN İST
      - İLETİŞİM; İLETİŞİM ÇAĞI
      - ELBİSTANLILAR GÜÇ BİRLİĞİ
      - FUTBOL, BASKETBOL KEYFİ
      - SANDIKLA GELDİLER, SANDIK
      - "BİZİM KRİNO" BELGESELİ G
      - AMERİKA BANDIRALI GEMİ OS
      - DİNDAR NESİL YETİŞTİRME P
      - BOTSALANO GAME RESERVE İN
      - 6.TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ
      - K.MARAŞLILARIN DÜĞÜN SARA
      - BİTCOİN VE MİLYONERLİK
      - VİCTORİA'S SECRET MODELS
      - TRABZONLULAR BİRLİKTE DAH
      - ERMENİ, MUSEVİ, RUM EVLER
      - GELECEĞİN KENTLERİ, KENTL
      - BİZİM KADINLAR ÜZERİNE AL
      - 29 Ekim 1923; EN BÜYÜK BA
      - KAHRAMANMARAŞ YURT DERNEĞ
      - 1.ULUSLARARASI MEZE FESTİ


    Günün Sözü

    HÜKÜMETLERİN İCRAATI MENFİ OLUP DA MİLLET İTİRAZ ETMEZ VE İKTİDARI DÜŞÜRMEZSE BÜTÜN KUSUR VE KABAHATLERE KATILMIŞ DEMEKTİR.

    M.K. ATATÜRK


    Anket
    KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
    TEĞET GEÇTİ
    DELDİ GEÇMEDİ





    Reklamlar














































     



    © 2009 Bu Site Ökkeş BÖLÜKBAŞI tarafından hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır.
    Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.