TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ ŞİŞLİ İLÇESİ ÇALIŞTAYI YAPILDI

Türkiye İşçi Partisi ise yerel seçim programı ve stratejisiyle, siyasal alanı genişleterek, toplumsal muhalefet enerjisini yeniden kurmayı hedeflemektedir.

Paylas:
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ ŞİŞLİ İLÇESİ ÇALIŞTAYI YAPILDI

TİP, ŞİŞLİ YEREL YÖNETİM ÇALIŞTAYI

DOĞRUDAN DEMOKRASİ, TOPLUMSAL MUHALEFET İÇİN

KENT YAŞAMINI BİRLİKTE KURACAĞIZ

Kamucu yerel yönetim ve Toplumsal Dayanışma ile Toplumsal Muhalefet.!

TİP-Türkiye İşçi Partisi, Şişli İlçe Başkanlığının Çalıştay nedeniyle oluşturduğu; Kent ve İmar; Çevre ve Ekoloji; Kültür, Sanat ve Spor; Kadın ve LGBTİ+; Gençlik Komisyonları yaptıkları ön hazırlık ve raporlarını Çalıştaya katılanlara sundular.

13.Ocak.2024, Cumartesi saat 10.30 da gerçekleştirilen TİP-Şişli İlçe Başkanlığı Çalıştayının sunum yönetimini Enis Rıza Sakızlı yaptı. Sunum yapanlar Çağlayan Kovancıgil, Ömer Kirişçi, Ülgen Şendil, Hasan Karayiğit ve Hakkı Korkut’tu.

Çalıştayın tartışılan önemli konuları; Şişli’deki Riskli Alanlar, olası Rezerv Alanları, Ortak Yaşam Alanları, Deprem dönemine ilişkin Toplanma Alanları, Kentin İmar sorunları nelerdir.? Çevre ve çevrecilik ile Ekoloji; Şişli’de Kültür, Sanat ve Spor ne durumda.? Şişli’nin çalışan Kadınlarına Yerel Yönetimin söz verilip yerine getirilmeyen ya da ilgi gösterilmeyen hayati sorunlarıyla LGBTİ+’lara yönelik duyarsızlık ile Şişli İlçesinde öğrenci ve çalışan Gençliğin Kütüphane ve ulaşım ile ilgili önemli konular tartışıldı.

Çalıştay'ın Açılış konuşmasını İlçe Başkanı Hasan Yüksel yaptı ve; Değerli misafirlerimiz, sevgili komşularımız, mücadele arkadaşlarımız. Hoş geldiniz diyerek Çalıştayı başlattı.

Türkiye İşçi Partisi ise yerel seçim programı ve stratejisiyle, siyasal alanı genişleterek, toplumsal muhalefet enerjisini yeniden kurmayı hedeflemektedir. 

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm. Yaşasın Türkiye İşçi Partisi.

TİP, ŞİŞLİ’DE YEREL YÖNETİME TALİP

Bu buluşma, temelde, yaklaşan yerel seçimler için kamucu, halkçı, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir belediyecilik perspektifi ortaya koymak olsa da asli amacımız Şişli’de bundan sonra ayrılmaz bir bütünün parçalarını bir araya getirerek, yerel bir güç oluşturmaktır. Misafirlerimize katılımları için teşekkür ederiz ancak şunu da bilmenizi isteriz ki çeşitli programları nedeniyle bugün aramızda olamayan başkaca saygıdeğer isimlerin de yüreği, aklı buradadır ve ilçemizin sorunlarını konuşmak için daha kalabalık olarak çokça bir araya geleceğiz.

Partimizin çizdiği çerçevede, 2024 yerel seçimlerine iddialı olarak giriyoruz. Başta AKP olmak üzere ancak onunla sınırla olmayan rantçı, emek, halk, doğa düşmanı, kayyumcu yerel yönetim anlayışını ifşa etmeyi ve düzen siyasetini zayıflatmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için kamucu yerel yönetim ve siyaset anlayışını yaygın şekilde propaganda ederek yurttaşa ciddi bir alternatif sunacak, ilçemizdeki oy oranımızı ve kitle desteğimizi belirgin şekilde artıracak ve hem belediye başkanlığını hem de azami sayıda belediye meclis üyeliğini kazanacak iradeyi ortaya koyarak çok çalışacağız.

Günümüz yerel yönetimleri, genelde; finans, inşaat ve konut sektörlerinden sermayedarların ve rant odaklarının çıkarları doğrultusunda hareket etmektedir. Öyle ki belediyeler; derin sınıfsal eşitsizliklerin, yoksulluk, sömürü ve şiddetin her geçen gün arttığı, kentlerin ise birer beton ormanına dönüştürüldüğü bir sürecin kolaylaştırıcısı haline gelmiştir. Oysa yakın tarih bize yerel yönetimlerin her zaman bugünkü neoliberal mantıkla, sermayenin genişletilmiş yeniden üretimine göre işlemediğini göstermiştir.

YEREL YÖNETİMLERİN NEOLİBERAL DÖNÜŞÜMÜ

Yerel yönetimlerin neoliberal dönüşümü yaşanmadan önce barınma, ulaşım, içme suyu, ısınma, elektrik gibi pek çok hizmet belediye hizmeti olarak kabul edilip maliyetine veya düşük ücretlerle kamusal biçimde sunulmaktaydı. Bugün, kamusal belediye hizmetleri özelleştirme politikalarının hızla uygulanmasıyla tasfiye edilip özel şirketlere devredilse de kapitalizm koşullarında bile emekçi sınıfların yaşam koşullarını iyileştirecek, onların toplumsal yaşam maliyetlerini ucuzlatacak, böylece onlara dolaylı gelir aktarımı sağlayacak politikaları uygulamak, mevcut yasa ve yönetmeliklerle zor olmakla birlikte mümkündür.

Eşit ve özgür toplum mücadelemiz aynı zamanda, bugünün mevcut yerel yönetim anlayışından kurtulmayı da içermektedir. Halkımıza kamucu bir seçenek sunmak isteyen bizlerin temel hedefi, emekçiler için başka türlü yaşam/yerleşim alanları inşa etmek, günümüzün olanaklarını kullanarak geçmişte örneklerini gördüğümüz uygulamaları daha da ileriye taşımaktır.

Yerel yönetimler; emekçi ve mülksüzleşen sınıfların, örgütlülük ve eylemli faaliyet düzeyini yükselten ve halkın kendisini etkileyen kararlara dair sözünü ve iradesini ortaya koyabilen öznelere dönüşecekleri bir pratikle örgütlenecektir. Bunun maddi koşullarını yaratmak için emekçi/yoksul halkın temel gereksinimlerini, ucuz ve nitelikli biçimde karşılamayı öncelikli gören bir belediyecilik anlayışı inşa edilecektir. Belediyeleri kazanmak, emeğin farklı katman ve bölümleri arasında eşitleşmenin, doğayla uyumun öncü adımlarının atıldığı yerel mevziler kurmamızı sağlayacaktır.

EŞİT, ÖZGÜR VE BARIŞ İÇİNDE YAŞANACAK KENTLER İNŞA ETMEK

Tam teşekküllü bir pratik ortaya koyup insanların eşit, özgür ve barış içerisinde yaşayacağı kentler inşa etmek için, ücretli kölelik düzenine son verecek emekçi sınıflar öncülüğünde bir siyasal devrime ihtiyacımız olduğu açıktır. Bu gerçeği kabul etmekle birlikte, sosyalistlerin yönetiminde bulunacağı kent ve yerelliklerde yarını bugünden kurmaya başlamak, yerel halkı örgütlü kolektif bir iradeye dönüştürdüğü ölçüde siyasal devrimin yolunu açıp genişletecek önemli bir deneyim birikimi yaratacaktır.

Yerel yönetimler; merkezi yönetimin aksine yurttaşın gündelik hayatını daha net ve doğrudan biçimlendirme imkânına sahiptir. Düzen siyasetinin iktidar ve muhalefet unsurları, eşyanın tabiatı gereği sermaye ve rant odaklı kentsel politikalar gütmekte, yurttaşı merkezine alan bir program ortaya koymaktan uzak durmaktadır. Türkiye İşçi Partisi ise yerel seçim programı ve stratejisiyle, siyasal alanı genişleterek, toplumsal muhalefet enerjisini yeniden kurmayı hedeflemektedir.

YEREL SEÇİMLER GENEL SEÇİMLERDEN FARKLI DİNAMİKLER TAŞIR

Yerel seçimlerin genel seçimlerden farklı dinamikler taşıdığı, bu dinamiklere özgü koşullar göz önüne alınarak bir stratejinin ortaya konulmasının gerektiği tartışmasızdır. Bu sebeple bugün burada toplanan bizler, ilçemizin dinamiklerinin tespiti için bir plan oluşturacağız. Diğer yandan hiç şüphe yok ki, iyi bir kent yönetimi ancak etkili ve nitelikli bir örgütlenmenin varlığıyla mümkün olacaktır. Burada aynı zamanda bu kolektif örgütlenmenin de bebek adımlarını atarak, uzun vadede ilçemizde kalıcılaşacağız.

Son yıllarda hızlı bir yoksullaşma şoku yaşayan, barınma ve beslenme krizi içinde ayakta kalmaya çalışan emekçi sınıflara daha iyi yaşam koşullarını ancak sosyalistlerin sağlayabileceğini gösterebilmek. Sosyal ve mekânsal adalet gözeterek mahalleler arası eşitsizliklerin belediye yetki ve olanakları ölçüsünde azaltılmasını sağlamak, yoksul/emekçi sınıfların kentsel yaşam maliyetlerini düşürüp, mahallelerini iyileştirecek kamusal hizmet üretimine ağırlık vermektir,

Belediyelerin mal-hizmet üretim süreçlerinin planlanması ve karar süreçlerinde, egemen burjuva iktidar ilişkilerinin yerine, halkın sözü ve iradesini ortaya koymasını sağlayacak katılımcı bir anlayışı hâkim kılan, doğrudan demokrasi ve mahalle meclisleriyle bu yönetme iradesini hayata geçirip belediyeyi halkla birlikte yönetmek,

Kadınların her alandaki ekonomik, sosyal, kültürel üretim ve aktivitelere eşit ve özgürce katılmasını sağlamak ve bunun en önemli adımı olarak da kadınların sırtına yüklenen ev içi yeniden üretim ve bakım emeğini toplumsallaştırmak, bu çerçevede her mahallede ortak yaşam-üretim-tüketim merkezleri açmak,



SARAY REJİMİ’NİN RANTÇI, GASPÇI EKONOMİ MODELİNE HAYIR.!

Konut fiyatları ve kira artışlarında Türkiye’yi 5 yıldır üst üste dünya birincisi yapan Saray Rejimi’nin rantçı, gaspçı ekonomi modeline, sosyalist belediyecilik anlayışıyla geliştireceğimiz sosyal konut uygulamalarıyla dur deyip, halktan göz göre göre, zorla çalınan kentleri halka geri vermek,

Her yaştan yurttaşın bütününü siyasi, sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerle her semtte kurulacak bir dizi yeni dernek, kulüp, inisiyatif, halk okulu vb. kolektiflerin aktif üyeleri haline getirerek toplumu sosyalizm mücadelesinde örgütlü ve bilinçli bir güce dönüştürmek,

Ülkedeki ve dünyadaki toplumsal mücadelelere duyarlı bir siyasal ve kültürel atmosfer yaratılarak mülksüz/yoksul emekçi sınıflar, kadınlar ve diğer ilerici toplum kesimlerini yerellikte güçlendirerek özneleştirmek,

Kapitalist düzen güçlerinin geçmişte kalmış başarısız bir ütopya diye damgaladığı eşit-özgür toplum özlemimiz, buna dönük amaç, ilke, tahayyül ve değerlerimizi toplumun en geniş kesimlerine benimsetmek ve sosyalist kuşaklar yetiştirmek; yerel yönetim hedeflerimizin gövdesini oluşturmaktadır.

Emekçilerin kamucu/yerel belediyecilik perspektifini, sınıf mücadelesinde yeni mevziler kazanmak bağlamında düşünmek gerekmektedir. Bu yaklaşım sosyalizme ülkemizde bir eşik daha atlatacak ve siyasal iktidar mücadelesinde Türkiye İşçi Partisi’ni ileri taşıyacaktır.

2023 HALK ve TOPLUMSAL MUHALEFET İÇİN KÖTÜ BİR YIL OLDU

2023 yılı geniş halk kesimleri ve toplumsal muhalefet için kötü bir yıldı. Özellikle 20 gün sonra senesi dolacak olan deprem ve geçen bir yılda yıkıma uğrayan illerimizde hiçbir şeyin değişmediği gerçeği, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, açlık, barınma ve beslenme krizi, artan faşizm dalgası, işçi cinayetleri, kadın ve Llgbti+ lere yönelik işlenen nefret suçları ve belki unuttuğum daha nicesi.

Tüm bu olgular, mayıs ayında yaşanan seçim yenilgisi ile toplumsal muhalefet cephesinde muazzam bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk oluşturmuştur. Ve yurttaşın siyasetten, ülke meselelerinden uzaklaşmasına neden oluşmuştur.

Ancak şu akıldan çıkarılmamalıdır; omuz omuza durmazsak, her şeye rağmen birlik olmazsak, mücadeleyi/kavgayı büyütmezsek, daha kötü günlerin geleceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Son olarak başta vekilimiz Can Atalay olmak üzere, tüm siyasi rehinelere buradan en devrimci selamlarımızı iletiyoruz. Mücadelemiz onlara güç versin.

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm. Yaşasın Türkiye İşçi Partisi.

#ÖkkeşBölükbaşı, #medyagunebakis.com, #Toplumsalmuhalefet,

 

Diğer Haberler

  • DARBE KİMDEN GELİRSE GELSİN KARŞIYIZ..
  • TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI…
  • KUL VE MAHLÛKAT HAKKI..
  • ADAM OLMAK–OLAMAMAK VE GAZETECİLİK
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..
  • DERNEKLER KANUNUNA MUHALEFET
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP