23.02.2020
 
 
Kategoriler
   Güncel Haber
   İstanbul Haber
   Dünya Haber
   Trabzon-K.Maraş
   Eğitim-Kültür-Sanat
   Siyaset-Politika
   Çevre-Doğa-Turizm
   Sosyal Yaşam
   Söyleşi - Araştırma
   Sağlık-Gıda-Tarım
   Sinema-Tiyatro-Dizi-Film
   Konuk Yazarlar
   Ekonomik Bakış
   Hukuksal Bakış
   Magazin-Aktüel
   Reklam-İlan-Satış
   Bilim-Teknoloji-Zirve
   Sosyal Bakış
   Toplumsal Bakış
   Tarihsel Bakış
   Müzik Magazin
   Medyatik.Bakış
   Cevap Hakkı
   Black Sea
   Spor-Golf-Tenis-Boks
   Arşiv

Yazarlar
Bizden.Size

Ökkeş BÖLÜKBAŞI
EKMEK AĞACI MEYVESİ
Tüm yazıları..
DOĞAMIZ

Mikdat KADIOĞLU
BULUTLAR
Tüm yazıları..
Hatıralarım

Nuran NUHOĞLU
HEPİMİZ KERKENEZİZ
Tüm yazıları..
Eko-Bakış

Abdurrahman YILDIRIM
Trabzon Turistik Merkez Olur mu.?
Tüm yazıları..
Uzay.Bakış

Musa ALİOĞLU
TRABZON HAVALİMANI
Tüm yazıları..
Tarihten Bir Yaprak

Mahiye MORGÜL
MATEMATİK KİTABINDA ATATÜRK’E SALDIRILAR
Tüm yazıları..
Hukuksal Bakış

Av. Cemil CAN
KILIÇDAROĞLU’NUN MUHTEREM EFENDİSİ.!
Tüm yazıları..
Eğitim Kültür Sanat

Emel Vildan Düzenli
TRT - Te. Re. Te. - TRT - Te. Re. Te. - TRT
Tüm yazıları..
68 DENİZ 68

Selçuk Şahin POLAT
68'LİLER VE DOSTLARI.! BASIN VE KAMUOYUNA
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Fatih BACAK
TMTF 2018-2019 ALİ ABALI PLAYOF MÜSABAKALARI
Tüm yazıları..
Geçmişten Günümüze

Hüseyin IRMAK
CUMHURİYET’E HEP DESTEK, TAM DESTEK
Tüm yazıları..
MEDENİYET

Abdullah GÖZAYDIN
GEZİCİLER, AĞAÇSEVENLER NEREDELER.?
Tüm yazıları..
Sportif Bakış

Tekin KÜÇÜKALİ
HAKSIZLIĞA KARŞI TEK YÜREK
Tüm yazıları..
İstanbul; İstanbul.!

Aslı Didari
DEĞİŞMEYEN İSTANBUL; DEĞİŞME İSTANBUL.!
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Muhammet Akosman
BİZANS’DA “HAYIR” DİYOR.!.
Tüm yazıları..

Reklamlar




























Döviz Alış Satış
Dolar 1.6387 1.6466
Euro 2.1036 2.1137

    >> Manşet Haberler

    İlhan Selçuk’un Yolu Hacıbektaş’a Düştü..
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş



İlhan Selçuk’un Yolu Hacıbektaş’a Düştü..

İlhan Selçuk’un Yolu Hacıbektaş’a Nasıl Düştü.? 

 

24 Haziran 2010 Perşembe günü, Cumhuriyet’in ulu çınarı İlhan Selçuk ağabeyimizi Hacıbektaş’ta kardeşi Turhan Selçuk’un yanına yerleştirdik.  Toprağı bol olsun.

O Artık Hacı Bektaşi Veli ile Aynı Topraktadır..

Oradaydım. Kürekler elden ele verilirken, herkes üzerine bir kürek toprak atarken, üç avuç toprak da ben attım. “Toprağı bol solsun”, böyle bir şey olmalı, cemaati kalabalık olanın cennete gideceği şeklindeki inanışla doğru orantılı.

Sevenleri çoktu; İstanbul’dan, Ankara’dan, Mersin’den, Kayseri’den, Samsun’dan, Konya’dan, Eskişehir’den, Ereğli’den, Aksaray’dan…

Selçuk ailesinin Hacıbektaşlı olmadığı biliniyor. Ancak soyadı üzerine yaptığım fonetik sosyal araştırma, ailesinin SELÇUKLU beyleriyle bağları olduğuna işaret ediyor. Ki, 1200 yıllarında Haçlı yağmalarını durduran 2.Kılıçarslan gibi Selçuklu beylerinin otağı buralardı. Hacı Bektaş heykellerinin bir yanında arslan resmedilir, ondandır.

Kılıç elde düşmana arslan gibi saldıran Selçuklu Oğuz Beylerinin töresini devam ettirmenin adıdır Bektaşi (Atası Beg) olmak. Diğer sembolü ise geyiktir, o da ataları ulu dağlarda geyiklerle kardeş büyümüş olan Türk efsanesidir. 

 

Hacıbektaşlı Selçuklu atalarımızın adıyla İlhan Selçuk ağabeyimizin soyata adının örtüşmesi hiç tesadüf olamaz. Açarsak, Sel-çuk; Sali-Cağa (İsali Uşağı), Ulus’un oğlu, yani “halk için savaşan oğul” kavramı karşımıza çıkar. Anlıyorum ki İlhan Selçuk ağabeyimiz, kendi soyatasının ışığını yakmaya devam etmiştir.!

Yerine yerleştirdikten sonra İlhan ağabeyin lokmasını (etli bulgur pilavı) yedik. Hacıbektaş belediyesinin ikramıydı. Mezarlığın diğer bölümlerini, Aşık Mahzuni, Aşık Veysel ve Pir Sultan heykellerinin bulunduğu anıtları gezdik, dualarımızı ettik.

Hacıbektaş müzesini görmeden olmazdı, oraya gittik. Kubbesindeki Şems nakışlarını ve Hitit Güneşi sembollerini merak ediyordum.

Balım Sultan türbesindeki kubbenin şems nakışları dikkatimi çekti, Hacıbektaş-i Veli’nin nakışları kadar muhteşemdi. Bunlar Şaman-Oğuz ata sembollerimizdir. Aynı Şems motifleri Ankara Etnoğrafya Müzesinin kubbesinde vardır ki, Mustafa Kemal’in ilk gömüldüğü yer o Şems ışıklı kubbenin altıdır.

Hacıbektaş dergâhının girişine sonradan eklenmiş bir ön avlu ve bir çeşme var. Buna neden gerek duyuldu anlamak zor. Çeşme ihtiyaç idi ise, Dergâh’ın kendi avlusunda zaten gürül gürül akan çeşmeler var. Enteresan olan, çeşmenin ortasında kocaman bir Yahudi-Davut yıldızı oyulmuş. Müzeye girerken, daha bilet almadan önce ilk görülen resim buydu. Şaşırdım, yanımdakilere dedim ki, “Burada Davut Yıldızı olmaması lazım, bu çeşme sonradan yapılmıştır”, bana inanmadılar. Müzeyi gezdik, çıkarken dedim ki “İç mekânlarda hiç altıgen Davut Yıldızı yok, bu bir nakış hiç değil, basitçe oyulmuş, bu müzeye ait bir sembol değildir”, derken çeşmenin en yukarısında bir tabela gördük, “1902 tarihinde yapılmıştır” yazıyordu; işbirlikçi Abdülhamit dönemi! Girerken söylediğime inanmayan arkadaşlarım şaşkınlıktan küçük dillerini yutacak oldular.!

Anımsayalım; Konya Mevlana Müzesi’nin önündeki kaldırım boyunca, 2005 yılında, belki on tane, aynı Yahudi-Davut yıldızından resmedildi. (R.T.Erdoğan dönemi.!)

Hacı Bektaşî olmak, Davut Yıldızlı yağmacı tefecilerle aslanlar gibi savaşmaktır. İster kalemiyle olsun, ister kılıcıyla olsun. İlhan Selçuk, 85 yaşında ölene kadar kalemiyle yağmacı tefecilerle savaştı ve bir Davut yıldızlı cesaret madalyası almış başbakan zamanında Ergenekon olmakla suçlandı.

Evet, İlhan ağabey Ergenekon’du; Gün-Işığı-Ur olmuş bir SELÇUK oğluydu.!  O Selçukoğulları ki, Anadolu’yu Cenevizli (Yahudi tefeci) korsanların Haçlı ordularından kurtarmıştı.

Hacı Bektaş-i; Selçuklu olmaktır. Hacı; dörtdörtlük insan, günahsız, sembolü güneş/şems olandır. Atası-Hacı-Beg olmak, Selçuklu olmak, düşmanı toprağından atmak, Oğuz beyi, Dor Beyi olmaktır.

Hacı Bektaşî olmak, düşmana aslanlar gibi kılıç-kalem sallamaktır.!

Onun için burada toprağa karışmak istedin.! — Değil mi, İlhan SELÇUK Ağabey.!

 

Sonra düşündüm de…

Milattan önce 1.yüzyılda, Cenevizli/Galatalı yağmacılara buralarda kılıç sallayan DORBEY’in oğlu, bugün Peribacası dediğimiz kepli-şapkalı dağların olduğu yerden (Kapa-dogi-a) ordu toplayan bir Prens (Pharnace) vardı.

Zile’de MÖ.47’de Jül Sezar’a yenildi. Onun kızıl kurdeleyle başı bağlı Kılıç askerleri (Sıraçlar) bu dağlara çekilmişti.

Roma’ya kaçırılmakta olan hazinelerin kervanlarını geçirtmiyorlardı. Bir de düşmanla işbirliği eden Ankara Galatya beyi Amyntos(Pantus) vardı. Dağlara çekilen Oğuz savaşçılarını (dağlıları.!) temizlemeyi vazife edinmişti (MÖ.36 - 25). Kendini Şaman inanışının efendisi (Kuman-ida, HomanAda, Hoyİnana) ilan etti.

 

Romalı efendilerin taşımakla bitiremedikleri Dorbeyi Eubadore/HubuYar (VI.Büyük Bedri, Mohti Oğuz) Sultan’ın hazinelerini kaçıran kervanlara (ticaret!) bekçilik ederdi.

Dorbey’in torunu Kapadokya Prensi Bedros hazineleri gerçek sahiplerine vermek istiyordu, işbirlikçi Galatya beyi onu öldürdü.  Bunun üzerine Bedros’un baş kadın savaşçı olan annesi Bedria ve eşi prenses, SelevKos başkenti TigranAkarta’dan (Dikran’nın bugünkü Silvan’da kurduğu 300 bin kişilik kale şehir) gelip Galatya beyini kuşattılar ve öldürdüler. (MÖ.25)

Kapadokya-Hacıbektaş tarihinin unutulan bu tarihini şimdi daha anlamlı buluyorum.

Aşağıda, MÖ.63–47 arasında Kapadokya kralı olan, Zile’de Jül(oğul) Sezar’a yenilen, Başoğuzlu/Bazileus devletinin (Amasya MÖ.305- Zile 47) son kralı Dorbeyi Prens, başında kurdelesiyle görülüyor.

Diğer resimde, Oğuzlu Prens’i öldürüp kendini Amasya ve Kapadokya bölgesinin manevi efendisi ilan eden işbirlikçi Galatya kralının bastırdığı madalyadaki sembollerde, hilalin üzerinde olması gereken şems yıldızı yerine sol tarafta altıgen Davut Yıldızı görülüyor.

Oysa yanda görüldüğü gibi, Galatya (Ankara) sikkelerinde sekizli şems vardır.

Hacıbektaş Müzesinde yatan ulu kişilerin adlarından anlıyoruz ki, Tunceli Pülümür, bir diğer önemli ata bağlantı yeridir.

MÖ.270’de Pülümür’de savaşırken esir düşen, götürüldüğü Roma’da öldürülen Filistin Palmira kraliçesi Zeynep (Zenobia) aklıma geldi.

Balım Sultan gibi o da Babagan (Papak, Babeg) Bektaşi kolundandı. O da, kocası öldürüldükten sonra oğluyla birlikte Romalı yağmacılara karşı savaşan bir Azize (Gazze) atamızdı.

İlhan Selçuk’u İstanbul’dan Hacıbektaş’a götüren;

Balım Sultan’ı Dimetoka’dan Hacıbektaş’a götüren;

Ve Mustafa Kemal’in yolunu Hacıbektaş’a düşüren;

Anlıyorum ki aynı aklın ulu ışığıdır.! — Tarih göstermiştir ki, o ulu ışık yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.! Rahat uyu İlhan ağabey.!

Mahiye Morgül - 25.6.2010

 

(www.mediterranees.net)  -  (www.mediterranees.net/histoire_romaine/duruy/50_1.html)

 

 

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDFAJANS – Toplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi, Paylaşımı ve Toplum Yararına kullanımı.

 

 

Hacı Bektaş Veli'den

*** İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.

***Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.

***Eline, beline, diline sahip ol.

***Murada ermek sabır iledir.

***Araştırma açık bir sınavdır.

***Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.

***Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız.

***Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.

***İnsanın cemali sözünün güzelliğidir.

***Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.

***Arifler hem arıdır hem arıtıcı.

***Her ne ararsan kendinde ara.

***Bir olalım, iri olalım, diri olalım.

Cumhuriyet Gazetesi - 17.08.2007

 

 

    Diğer Haberler



























Editörden

TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ

Trabzonlular Birleşiniz. Trabzonlu İşadamları, İşkadınları, Çalışanlar, Genç Kızlar-Erkekler, Okuyan çocuklar Birlik ve Bütünlüğü Sağlamak Sizin Ellerinizde..!
Devamı..
Son Dakika


Günün Sözü

HÜKÜMETLERİN İCRAATI MENFİ OLUP DA MİLLET İTİRAZ ETMEZ VE İKTİDARI DÜŞÜRMEZSE BÜTÜN KUSUR VE KABAHATLERE KATILMIŞ DEMEKTİR.

M.K. ATATÜRK


Anket
KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
TEĞET GEÇTİ
DELDİ GEÇMEDİ





Reklamlar












































 



© 2009 Bu Site Ökkeş BÖLÜKBAŞI tarafından hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır.
Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.